Uludağ Göller Bölgesine 2 Günlük Yolculuk

Eski Türk filmlerindeki zenginlerin, günümüzün ise üniversiteli gençlerinin kayak tatillerini geçirdikleri, dağcılık kulüplerinin kış eğitimlerini yaptıkları adı kadar güzel bir dağ sırası Uludağ.

Peki kayak bilmiyorsak, kış dağcılığı yapmıyorsak kendimizi ezdirecek miyiz? Cahil gibi evde mi oturacağız? Tabi ki hayır, gelin motorumuzla ya da 4×4 aracımızla bir Uludağ Göller Bölgesi – Zirve gezisi yapalım.

Uludağ Göller Bölgesine ulaşım için kullanabileceğiz 2 çıkış noktası var. Alaçam Köyü ve Orhaniye Köyü. Ben bu yazıda Alaçam Köyü üzerinden gittiğimiz yolu anlatacağım. Alaçam Köyü’nün bölgedeki herhangi bir köyden bir farkı yok.

Kahvehane’nin camında, üzerinde “Kayıp Aranıyor” yazan fotoğrafının hemen altında oturup gayet kayıp olmadan çay içen amca haricinde ilgi çekici bir özelliği de yok köyün. Yolumuz tam bu köyün çıkışındaki toprak yoldan başlıyor.

Yolun girişinde “Milli Park Girişinde Demir Kapı Vardır” yazıyor. Evet bir demir kapı var, ama her daim açık olduğunu yazmamışlar uyarıda. Bölgede hayvancılıkla uğraşan pek çok insan var ve koyunlarını orman sınırının üstündeki geniş otlaklarda otlatıyorlar, dolayısı ile akşamüstü yol üzerinde koyun sürüleri ve çobanlarla karşılaşmak olası. İstanbul trafiğindeki sürücüler gibi hareket eden koyunlar, emniyet şeridini bulunca peş peşe yolu açıyor. Demir kapıdan sonrası ilk şoku yaşayacaüınız yer, oldukça yüksek bir eğimde, üstelik çarşak zeminde bir keskin sağ viraj var.

Söz konusu şoku atlatanlar için görece daha zevkli, 960 metreden 2280 metreye çıkılan, sürekli tırmanış içeren toprak yol başlıyor. Yol orman sınırına kadar – yani 1800 metre irtifaya çıkılan 7.kilometreye kadar – toprak, yer ye kumul yapıda devam ediyor. Buralar motor üzerinde en çok keyif alınan kısımlar, hava hafifçe serinlerken bir yandan orman örtüsü kaybolup dağların kayalık yapısı göz önüne çıkıyor.

1800 metrelerden sonra orman örtüsü kaybolup, zemin çarşak – taşlık bir hal alıyor. Buraya kadar bir şekilde binek aracıyla gelebilenleri tebrik edip hayatta başarılar diliyoruz. Çünkü bu noktadan sonra enduro klasmanında bir motosiklet ve ya 4çeker bir araç haricinde taşıt kullanma şansınız yok.

Milli park kapısından girdikten sonra, titreşim – adrenalin – korku – heyecan dolu 18 km sonra önce Aynalı Göl’e, Kara Göl’e ve en sonunda da Kilimli Göl’e varıyoruz. Aynalı Göl ve Kara Göl toprak yolun biraz dışında kaldığı için görmemeniz olası, mühim değil kamp mekanımız onlar olmayacak.

Kilime hiçbir açıdan benzemeyen Kilimli Göl kamp mekanımız. Diğer göllerin etrafı kamp yapmaya müsait değilken, Kilimli Göl’ün etrafı sereserpe yatıp yuvarlanmalık boşluklar içeriyor. Üstelik rüzgardan da oldukça korunaklı bir kamp alanı gölün etrafı.

Yalnız bu noktada artık uyarımı yapmalıyım, tabi ki etrafta hiç bir su kaynağı ve yakacak malzeme bulunmuyor. Alaçam Köyü’nden su ve odun tedariki yapmanızda fayda var. Ağustos ortasında hava sıcaklığının gece +4 dereceye kadar düştüğünü belirteyim.

Sabah uyandığınızda arkanızda kalan tepeye doğru biraz tırmanırsanız güneye doğru baktığınızda göreceğiniz ilk manzara Keşiş Tepe’ye uzanan sırt hattı olacaktır.

Arkanızı dönüp kuzeye, kamp alanına doğru bakarsanız Buzlu Göl’ü göreceksiniz. İsmi çok yaratıcı değil ama doğa kendi ile büyüleyici bir güzellik yaratmış.

Irtifa almaya devam ederek sırta ulaşacağız. Azımsanmayacak bir risk içeren, ancak teknik ekipman olmadan da yürünerek katedilebilecek yürüyüş rotasını yazının sonuna paylaşacağım. Buzlu Göl’den sırta tırmandığınızda ulaşacağınız yer 2543 rakımlı Kara Tepe, ve asıl zirve aslında burası. Tebrikler, gayet vasıfsız bir gezi ile zirveye ulaştınız.

KaraTepe’den buzul göllerinin muhteşem görüntüsü

Kara Tepe’den güneydoğu istikametine gittiğinizde, zirve defteri ve Türk bayrağının da bulunduğu 2486 rakımlı tepeye ulaşacaksınız.Çektiğiniz zorlukları, acıları, yılmadan sürdürdüğünüz tırmanışı yazmaya çekinmeyin. Ama çabuk olun, dağın güney-güneybatı tarafından ayağında yumurta topuk ayakkabı ile amcalar tepeye çıktığında bütün havanız sönebilir.

İniş yolunda son bir kez KaraGöl’e de bakıp, bir haftasonunda dağların fatihi olduğunuzu hissederek, İskender Kebap yemek üzere Bursa’ya hareket edebilirsiniz. Unutmayın, İskender’in hası Mavi Dükkan’da yenir.

Rota Download

Zirve Yürüyüş Rotası

Bölgenin Koşulları:

Başlangıç noktası Bursa – Kestel’e bağlı Alaçam Köyü. Bütün haritalar ve navigasyon programlarında kayıtlı bir nokta.

Alaçam Köyü’nden 18km, 7 km toprak 11 km çarşak – kayalık zemin.

Yaz aylarında dahi oldukça soğuk, su ve odun kaynağı yok, bütün ihtiyaçların Alaçam Köyü’nden alınması gerekli.

Çevrede kesinlikle çöp bırakmamaya dikkat edilmeli.

Hiç bir koşulda 4çeker ve ya enduro motorsiklet dışında taşıtlar önermiyoruz.

Daha fazla içerik için takipte kalın 🙂

facebook.com/deneme.tahtasi.tv

instagram.com/deneme.tahtasi

youtube.com/denemetahtasi

Yazı: Hasan Ahmet Eren

Fotoğraflar : Hasan Ahmet Eren, Erkin Yeşil

 

Yazıya İlave birkaç not:

İyi Haber: Yol son iki yıldır biraz düzelmiş durumda, yine de yol toprak ve offroad araçlar için uygun.  Kilimli Göl’da akan bir çeşme bulunuyor. Göller bölgesinde kamp yapmak istemeyenler Alaçam köyünün 2 km ilerisindeki “Nazo Ablanın Yeri”nde kamp yapabilir. (05326618766)

Kötü Haber: Son aylarda göller bölgesinde kaybolanlar, yolda kalanlar, gece ayı geldiğini sanıp jandarmayı arayanlar yüzünden göller bölgesine çıkan kapı kapatılacağı konuşuluyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir