Motosiklet – Ego İkilemi

Seyahat etmek, her açıdan insana değer katan bir şey. Fakat biz motosikletle gezenlerde sanki ego sıkıntısı baş gösteriyor gibi.  Zaman zaman kamp ya da şehir içinde arkadaşlarla buluşmalar ayarlarız. Motosiklet kullanan arkadaşlarımın da bulunduğu ortamlarda,  motosikletle alakası olmayan ama seyahat etmeyi seven arkadaşlarımdan aynı eleştirileri duymaya başladım: “ya siz motorcularda içten içe bi sidik yarıştırma oluyor”. Bu sadece uzaklara seyahat etme anlamında değil.  Daha pahalı makinelere sahip olma ve bunları kullanabilme becerisi hakkında da çok gereksiz konuşuyoruz galiba.

Bu muhabbetler sosyal medyada çok daha fazla dönüyor hem de. Bir arkadaşımız gitmeyi planladığı yerle ilgili tavsiyeler istiyor.  Bir sürü kişi bilgi vermek yerine oraya kaç defa gittiğini, herkesten önce kendisinin gittiğini yazıyor.  Daha enterasanı  bu diyalog da çok normal karşılanıyor.  Ya da benim gibi rahatsız olanlar bir tepki vermek istemiyor sosyal medya üzerinden.

Bisikletle, otostopla dünyayı dolaşan o kadar arkadaşımız varken, bizim altımızda güçlü bir makine ile yol almamız çok da övünülecek, abartılacak  bir şey değil; olsa olsa havalı ve keyifli bir şey olur bence.  Seyahat etmek hangi araçla yapılırsa yapılsın güzel ve imrenilecek bir olay ama acaba fazla mı abartıyoruz?   Bir yandan aramızda yaptığı dünya turunu “çocuk oyuncağı” olarak niteleyen olgun insanlar varken öbür yandan ego manyağı bir kitle mi olduk ne?

Bunda şu sıkıntının da payı var bence:  Yetiştirilme yanlışları, korkular yüzünden çoğumuz motosiklet aldıktan ve belli bir yaştan sonra gezmeye başladık.  Gençliğinden itibaren sırt çantalı olarak gezen, kamp yapan, daha sonradan motosiklet alıp bu şekilde de gezmeye devam edenler sanki daha olgun davranıyor gibime geliyor.

Oysa motosikletiyle yurt dışına çıkıldığında görülen manzara (bunun çok sıradan ve genç yaştan itibaren insanların yaptığı basit bir olay olması) motosiklet kullanıcılarını daha ayakları yere basmaya itmesi gerekir diye düşünüyorum. Yurtdışına çıkıldığında gördüğümüz bir başka güzel manzara da insanların motosikletlerini her yıl değiştirmemesi, eski model ve çok da güçlü olmayan motosikletleriyle de yol alıyor olması.  (Yazar burada kendisine de bk atıyor 🙂 )

Gezgin bir abimiz “geçen sene EN’lerin yılı oldu” demişti gülerek.  Umarım en önce ben gittim, en çok ben gittim muhabbetleri yerini  daha paylaşımcı, mütevazi ve yola çıkacaklara ilham verici muhabbetlere bırakır….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir